top of page
Search

Soğan Doğramak: Derin Bir Okült Sembol

  • Writer: DilanEKarabulut
    DilanEKarabulut
  • 1 day ago
  • 1 min read

Soğanı mutfakta elimizle kesip biçtiğimizde çoğu zaman yalnızca bir yiyecek hazırlandığını sanırız. Oysa kadim sembolizmde soğan, ruhun hakikate yolculuğunu temsil eder. Çünkü onun katmanları, insanın da katmanlarıdır: beden, duygular, düşünceler, bilinçaltı kayıtlar, karmalar ve en nihayetinde öz.



Her katman soyulduğunda, merkeze biraz daha yaklaşılır. Ancak bu süreç acısız değildir. Soğanı doğradığında gözlerinin yaşarması, insana şunu hatırlatır: gerçeğe ulaşmak, arınmak ve özüne dönmek için gözyaşı dökmek gerekir. Tıpkı hayatta yaşadığımız kayıplar, yüzleşmeler, kırılmalar gibi…



Spiritüel öğretilere göre akciğerler ve nefes kederle, yasla bağlantılıdır. Soğan doğrama sırasında yaşaran gözler aslında kalbin ve ruhun taşınan yüklerinden kurtulması, duygusal bir salım yaşamasıdır. Yani bu sıradan görünen eylem, farkına varılırsa bir ruhsal sağaltım ritüeli haline gelir.



Okült öğretiler bunu şöyle anlatır:


• Katmanlar → Ruhun derinliklerine inilen bilinç halleri


• Gözyaşı → Temizlenme ve blokajların çözülmesi


• Çekirdek → Hakikat, öz benlik, ruhun saf kaynağı



Ve bütün bu sürecin sonunda keskin bir enerji açığa çıkar. İşte bu noktada Mars devreye girer. Mars, bıçağın keskinliği, dönüşümün acısı ve eylemin gücüdür. Soğan doğramak; hem katmanları kesip atmak, hem gözyaşıyla arınmak, hem de içimizdeki Mars gücünü harekete geçirmek gibidir.



Böylece aslında fark etmeden şunu deneyimleriz: Hayatın katmanlarını doğrar, gözyaşlarınla arınır, sonunda özündeki güce ulaşırsın.




 
 
 

Comments


bottom of page